Solforum.net
Politik Tartışma-Derleme-Yorum-Haber

.

Yazıcı uyumluYazıcı uyumlu
<p>.</p>

23 Nisan 2009'da DTP'ye yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda yaşanan gözaltı ve tutuklamaları protesto etmek amacıyla Hakkari'nin Bağlar Mahallesi'nde düzenlenen yürüyüşe polisin yaptığı müdahalenin ardından kar maskeli bir polis top oynadığı sırada 14 yaşındaki S.T. isimli çocuğun kafasına silah dipçiğiyle defalarca vurarak ağır yaralamıştı. Kameralara yansımasıyla geniş yankı bulan olayın ardından S.T.'nin ailesinin yaptığı suç duyurusu üzerine B.T. adlı polis memuru hakkında "Kasten adam yaralamak" suçundan dava açıldı. Yargılanması devam eden sanık polisin duruşması güvenlik gerekçesiyle Isparta'ya alındı. Müvekkilinin aldığı darplar nedeniyle hala hayati tehlikesinin bulunduğuna dair raporu geçen ay aldıklarına dikkat çeken avukat Fahri Timur, İstanbul Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesine yönelik yaptıkları başvurunun mahkeme heyeti tarafından kabul edilmesine rağmen bir aydır sevkin gerçekleşmesini beklediklerini kaydetti.

'Dava sürüncemede bırakarak sanıkların cezadan kurtulmalarına yol açacaktır'

Adliye Bütçesi'nde yeterli kaynak bulunmadığı gerekçesiyle sevkin yapılmadığını hatırlatan Timur, uygulamaya tepki göstererek müvekkilinin biran önce İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesinin aciliyet arz ettiğini söyledi. "Kaynak olmadığı iddialarıyla müvekkilimin sevkinin yapılmamasının altında yatan asıl neden açıktır. Dava sürüncemede bırakılarak, sanıkların kurtulmalarına yol açmak isteniyor" diyen Timur, işkence gibi çok ciddi suçların söz konusu olduğu durumlarda soruşturma ve kovuşturmanın gerekçeleri doğrudan ve derhal adli mercilerce yerine getirilmesi gerektiğini kaydetti. Timur, "Bu duruma ve davanın nakilli kararı yargılamayı sürüncemede bırakarak sanıkların cezadan kurtulmalarına yol açacaktır. Bunun için beklentimiz S.T.'nin kısa sürede gönderilerek, sağlıklı bir raporun alınmasıdır" dedi. / DİHA

Felsefe

Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci

Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m...

Kapitalizm - Emperyalizm

28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan

İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden...