Solforum.net
Politik Tartışma-Derleme-Yorum-Haber

“Pınar Selek’e Hep Tanığız, Hala Adalet Beklilyoruz”

Yazıcı uyumluYazıcı uyumlu
Hala Tanığız Platformu bugün (4 Mart) İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında Pınar Selek için adalet istedi. Toplantıda Yüksel Selek, Deniz Türkali ve Esmeray konuştu.

Hala Tanığız Platformu bugün (4 Mart) Garajİstanbul'da bir basın toplantısı düzenledi. Amargi'den Suzan Kara'nın moderatörlüğünü yaptığı toplantıda Yüksel Selek, Deniz Türkali ve Esmeray, Pınar Selek için adalet istedi.

Karaibrahimoğlu
, Pınar Selek'le ilgili dava sürecini özetledi. 1998'de meydana gelen patlamayla ilgili hazırlanan polis uzman inceleme raporu, polis olay yeri ikinci raporu, kriminal laboratuar raporu ve savcılık bilir kişi raporlarında bomba bulgusuna rastlanmamıştı. Buna rağmen Selek'in Mısır Çarşısı patlamasından sorumlu tutulması üzerine 1999-2002 yılları arasında hazırlanan çok sayıda bilir kişi raporu ve inceleme de patlamanın bombadan kaynaklanmadığı gösteriyor.

"Pınar Selek'e açılan 'komplo dava' adaletin zeminini sarsıyor"

Hala Tanığız Platformu adına konuşan Türkali şunları söyledi:

"İçine itilmeye çalışıldığından daha da büyük bir oyun hazırlandığını ilk o gece fark eden Pınar'ın yaşadığı dehşeti on iki yıldır hepimiz paylaşıyoruz. Gerçekle kurgu arasındaki çizginin belirsizleştiği, adalet zemininin kayganlaştığı bu ortamda söyleyecek söz bulmakta zorlanıyoruz. Bu haksızlığa bir an önce son verilmesini ve adaletin yerini bulmasını istiyoruz."

Yüksel Selek, Pınar Selek'e açılan davanın "korkusuz, yılmayan, bilinçli ve mücadeleci kadın simgesine karşı açılan bir dava olduğunu" söyledi ve ekledi: "Pınar yılmayacak ve mücadeleci kadınlara, yeni kuşaklara örnek olacak."

Esmeray ise "Pınar tutuklanana kadar 24 saat birlikteydik. Eğer Pınar suçluysa ben de suçluyum, kendimi ihbar ediyorum" diye konuştu.

Selek'e destek yüksekti

Katılımın yüksek olduğu basın toplantısında Oya Baydar, Ümit Kıvanç, Yıldırım Türker, Cihan Aktaş, Zeynep Oral, Jülide Kural, Nil Mutluer, Feryal Öney, Alin Taşçiyan, Çiğdem Mater, Gülay Sezer, Filiz Kerestecioğlu gibi isimler de vardı.

bianet'e konuşan Ümit Kıvanç şunları söyledi:

"Göz göre göre Pınar Selek'in hayatını karartanlar, Hrant'ı katillerin önüne atanlardır. Türkiye Cumhuriyeti devletine şu basit soruya cevap veremez: Pınar niye gidip bir yere bomba koysun?"

Nil Mutluer ise, "Pınar daha önce beraat etmişti. Şu anda yeni bir adalettsizlik oluyor ve bu Pınar'ı vurduğu kadar bizi de vuruyor. Tüm bu olanlar yargı sürecine güvenimizi kırıyor. Bir sosyal bilimci olarak özgürce yazmak, konuşmak, sokaktan beslenebilmek istiyorum. Pınar'ın yaşadığı adaletsizliklere Türkiye'de alışığız, ama alışmaya direniyoruz. Bu yaşananları normalleştirmeyeceğiz" diye konuştu.

Pınar için Tanıklık Atölyesi

Toplantıdan sonra kurulan Pınar Selek için Tanıklık Atölyesi kapsamında katılımcılar Hala Tanığız Platformunun kurduğu kameralar karşısında Selek'e tanıklıklarını dile getirdi. Tanıklık Atölyesi çalışmaları önümüzdeki günlerde farklı mekanlarda düzenlenmeye devam edecek.(ÇT)

Felsefe

Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci

Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m...

Kapitalizm - Emperyalizm

28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan

İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden...