AVUKAT KAYAR'DAN BAKAN KAVAF'A BİR HATIRLATMA
Hükümetler, kadını şiddet ortamlarından korumak ve kadınlara güvenli bir hayat sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinden uluslar arası anlaşmalar kapsamında sorunlu tutulacaktır."
KAHDEM Kadınlara Hukuki Destek Merkezi Derneği'nden avukat Habibe Yılmaz Kayar, kolluk kuvvetlerinden yardım istedikleri halde aile bireyleri tarafından öldürülen dört kadınla ilgili bilgisi olmadığını açıklayan Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf'a sorumluluğunu bu sözlerle hatırlatıyor.
Kolluk kuvvetleri "önlem almakla" yükümlü
Kayar'a göre, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde kolluk kuvvetlerinin, savcılıkların, aile mahkemelerinin ve sosyal hizmetlerinin işbirliği içinde ve etkili önlemler alması gerekiyor. Ancak sistem sağlıklı işlemiyor, kadınlar öldürülüyor.
Kayar'a göre, kolluk kuvvetlerinin kadına yönelik şiddetin önlenmesinde birden çok görev düşüyor. Öncelikli görev, şiddetin önlenmesi için önlem almak. Bunun için de gelen her ihbarın ciddiyetle değerlendirilmesi, kayda geçirilmesi ve savcılığa bildirilmesi gerekiyor. Bundan sonra savcılık 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun kapsamında aile hâkimliğinden koruma istiyor.
Kolluk kuvvetlerinin diğer görevleri, şiddet uygulayan kişiye koruma kararını bildirmek ve kararın uygulanıp uygulanmadığını izlemek; başvuran kadınlara süreci ve barodan avukat atanabileceğini anlatmak.
Ancak bu konularda da aksaklıklar yaşanıyor. Kayar'a göre, kolluk kuvvetleri kadınlardan darp gördüklerine dair rapor bekliyor; kadınları kendilerine şiddet uygulayan kişilerle barıştırmaya çalışıyor; koruma kararının uygulanıp uygulanmadığını izleme ve kadınları doğru yönlendirme sorumluluğunu da yerine getirmiyor.
Kayar, gelen ihbarları kayda geçirmeyen ve gerekli işlemleri yapmayan kolluk kuvvetlerinin hem 4320 sayılı kanuna hem de CEDAW sözleşmesi ve sözleşmenin yorumu niteliğindeki 19 nolu genel Tavsiye Kararına aykırı davranmış sayılacağını hatırlatarak haklarında görevi ihmal suçlamasıyla işlem başlatılması gerektiğini vurguluyor.
Kadınlar mesai saatleri dışında korunmuyor
Şiddetin daha çok yaşandığı geceleri ve hafta sonlarında Aile Mahkemeleri çalışmıyor. Kayar, bu sorunun çözümü için geceleri ve hafta sonu süresince nöbetçi savcıların koruma kararı verebilmesi için yasal düzenleme yapılmasını öneriyor.
Mağdurlara ilişkin bilgiler doğru, sistemli bir biçimde tutulmalı
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için doğru verilere ulaşmak ve mağdurun öyküsünün kayıtlarda yer alması çok önemli. Çünkü kadının önceki başvuruları hakkında bilgi sahibi olduğunda riski değerlendirmesi kolaylaşır. Oysa Kayar'a göre, Kavaf'ın yanıtı, mağdurlara ilişkin bilgilerin sistemli bir biçimde tutulmadığını gösteriyor.
Kayar, CEDAW Komitesi'nin 2005'te Türkiye'ye bilgi kıtlığı yönünde eleştiride bulunduğunu hatırlatıyor ve kararlı bir politika izlenmesi çağrısında bulunuyor:
"Sayın Bakan Kavaf'tan aile içi şiddet konusunda yaşanan sorunların doğru verilerle değerlendirilmesi için konunun tarafları ile etkili bir işbirliğine girmesini, sözleşmenin ve genel tavsiye kararlarının gereğince uygulanması için kararlı bir politika izlemesini beklemekteyiz." (BB)
Burcin Belge bianet
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
Felsefe
| Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci |
|
Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m... |
- Tekniğin Olanaklarıyla Yeniden Üretilebildiği Çağda Sanat Yapıtı - Walter Benjamin
- Kültür Endüstrisini Yeniden Düşünürken- Adorno
- Marx'ın neresindesiniz; sağında mı, solunda mı? Erol Göka
- John Berger’dan Seçme Yazılar: Yiyenler ve Yenenler
- İnsanlık Nereye-Ender Helvacıoğlu
- Modernlik Dün Bugün ve Yarın-Marshall Berman
- Modernlik ve Devrim -Perry Anderson
Kapitalizm - Emperyalizm
| 28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan |
|
İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden... |
- LİBERALİZM VE DEMOKRASİ : Düşman Kardeşler? -Immanuel Wallerstein
- Yaşamın İçindeki Tek ‘Gerçek’
- Çokuluslu Şirketlerin Tarıma Karşı Saldırısı-João Pedro Stedile*
- KÜRESEL KRİZ: Yapısal Nedenleri ve Türkiye Ekonomisine Etkileri*
- Ekoloji ve Kapitalizmden Sosyalizme Geçiş (John Bellamy FOSTER)
- Emperyalizmin Yeniden Keşfi- John Bellamy Foster (Çeviri:Saim Özen)
- TÜRKİYE DE TARIM NASIL DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR? -Dr.Necdet ORAL







