Solforum.net
Politik Tartışma-Derleme-Yorum-Haber

Barış grubu üyeleri hakkında dava açıldı

Yazıcı uyumluYazıcı uyumlu
PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın çağrısı üzerine Kandil ve Maxmur'dan gelen barış grupları üyesi 17 kişi hakkında 'Örgüt propagandası' yaptıkları iddiasıyla dava açıldı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, Kandil ve Maxmur'dan gelen barış grupları üyesi 17 kişi hakkında 30 Aralık 2009 tarihinde İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi'nde düzenledikleri basın toplantısı nedeniyle başlatılan soruşturma sonucunda dava açıldı. 'Örgüt propagandası' iddiasıyla açılan davanın iddianamesinde, barış grupları üyelerinin, ''Siz nasıl değerlendirirseniz değerlendirin, Öcalan, 3.5 milyon Kürt halkının siyasi iradem dediği bir şahıstır. Bu şahsa yönelik her davranış Kürt halkına maddi ve manevi zararlara yol açmaktadır'' dediği belirtildi. 17 kişi hakkında Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) ''örgüt propagandasını yapmak'' suçunu içeren 7/2. maddesi uyarınca 5 yıla kadar hapis cezası istendi.

DİHA

Felsefe

Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci

Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m...

Kapitalizm - Emperyalizm

28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan

İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden...