Solforum.net
Politik Tartışma-Derleme-Yorum-Haber

Bolivya’da tarihi zafer: Evo Morales yeniden devlet başkanı

Yazıcı uyumluYazıcı uyumlu

Bolivya’da hafta sonu yapılan genel seçimlerde devlet başkanı Evo Morales aldığı yüzde 62 oyla yeniden devlet başkanı seçildi. Morales’in partisi Sosyalizme Doğru Hareket (MAS) ise parlamentonun her iki kanadında da çoğunluğu elde etti. Morales’in en yakın rakibi Manfred Reyes Villa yüzde 23 oranında oy alırken, seçimler muhalefet açısından büyük bir darbe oldu.

Anayasayı değiştirecek üçte ikilik çoğunluğu da elde eden Morales hükümetinin, radikal dönüşümlere hız vermesi beklenirken, muhalefet ise sadece Santa Cruz’da Morales ve MAS’tan daha fazla oy alabildi.  

Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından başkent La Paz’da halka seslenen Morales, ekonomideki devlet denetimini arttıracağının sinyallerini verirken, “şu anda görevim bu değişim yürüyüşünü hızlandırmaktır. İki yol vardı: değişime devam etmek ya ad geçmişe geri dönmek, siz ilkini seçtiniz” sözlerini sarf etti.

Muhalefet ise MAS’ın mecliste anayasayı değiştirecek çoğunluğu elde etmesinin ülkeyi diktatörlüğe götüreceğini ve Morales’in totaliter bir rejim kurmaya başlayacağını iddia ederek Bolivya oligarşisinin ve ABD’nin tarihsel komünizm korkusunu kaşımaya çalışıyor.

[Latinbilgi - S.T.]
08 Aralık 2009

Kaynak: 
http://www.latinbilgi.net/index.php?eylem=yazi_oku&no=3227

Felsefe

Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci

Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m...

Kapitalizm - Emperyalizm

28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan

İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden...