Solforum.net
Politik Tartışma-Derleme-Yorum-Haber

Dünya Kadın Yürüyüşü İsviçre'de

Yazıcı uyumluYazıcı uyumlu
Dünya Kadın Yürüyüşü'nün İsviçre ayağı 13.03.2010 da başkent Bern'de yapıldı. 6 Mart'ta 50 ülkede başlayan yürüyüşle, kadınlar eşitlik ve barış istiyor.

3. Dünya Kadın Yürüyüşü'nün İsviçre ayağı, dün başkent Bern'de gerçekleştirildi. 50 sendika, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla toplanan 8 bin kişi, Bern sokaklarında "Bize güzel bir yaşam verin" dedi.

İsviçre'nin dört bir yanından gelen kadınlar, Bern parlamentosu önüne yürüdü. Eylemde, "Yaşasın kadın dayanışması", "Kadınlar krizin bedelini ödemeyecek", "Dünyayı yönetenlere kadınların cevabı direniş", "Yoksuluğa ve kadına yönelik şiddete son" sloganları Almanca ve Fransızca atıldı.

Göçmen sosyalistler de "Biz kadınlar krizin bedelini ödemeyeceğiz" ve "Bir başka dünya sosyalizm" yazılı pankart ve dövizleriyle eyleme katıldı.

Güvende olmak istiyoruz

Miting alanında yapılan konuşmalarda, kadınların krizin bedelini ödemeyeceği belirtildi. Kadınlar, evde, sokakta, iş yerinde güvende olmak istediklerini dile getirdi, eşit ücret, güvenli emeklilik hakkı, ücretsiz kreş istediklerini söyledi. Kadınlar, yoksulluğun ve savaşların son bulmasını istedi.

Kadınların İsviçre yasalarına göre, 14 yıldır eşit olduğu belirtilen konuşmalarda, ancak yaşamda eşitlikten çok uzak olunduğuna vurgu yapıldı, yasaların uygulanması istendi.

Konuşmalarda, göçmenlerin eşit hak talebine de değinildi, İsviçre hükümetinin silaha ayırdığı bütçeyi eğitime harcaması gerektiği söylendi. Kadınların bu yürüyüşünün tüm dünyada barış ve eşitlik oluncaya kadar devam edeceği belirtildi.

Kadınların 6 Mart 2010'da 50 ülkede başlattığı ve 17 Ekim'de sonlanacak yürüyüşün Türkiye ayağı, 30 Haziran 2010'da İstanbul'da yapılacak. (ETHA)

 

Felsefe

Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci

Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m...

Kapitalizm - Emperyalizm

28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan

İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden...