Solforum.net
Politik Tartışma-Derleme-Yorum-Haber

"Erdal Öz Edebiyat Ödülü" Nurdan Gürbilek'e

Yazıcı uyumluYazıcı uyumlu
Bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Erdal Öz Edebiyat Ödülü"ne eleştirmen Nurdan Gürbilek layık görüldü.

Beyoğlu'ndaki Can Yayınları'nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Zeynep Çağlıyor, Can Yayınları'nın kurucusu Erdal Öz adına düzenlenen bu ödüle, sevgiyle yaklaşan ve saygınlık kazandıran jüriye teşekkür etti.

Jüri Başkanı Cevat Çapan da bu yarışmada jüri başkanlığının dönüşümlü olarak gerçekleştiğini ve üçüncü yılda bu görevin kendisine verilmesi nedeniyle mutluluk duyduğunu dile getirdi.

Bu ödüle başvuru alınmadığını anlatan Çapan, "Yazarlar kitap göndermiyorlar. Ödülün adayları jüri üyeleri tarafından belirleniyor. Yani onlar ödül için aday öneriyorlar ve bu adaylar jüri toplantısında değerlendirilmek üzere ödül alacak kişi belirleniyor" dedi.

Çapan, bu yıl da bütün jüri üyelerini mutlu edecek bir karara varıldığını belirterek, ödülün eleştiri alanında bir yazar olan Nurdan Gürbilek'e verileceğini söyledi.

Çapan, böylece eleştirinin de bir çeşit yaratıcılık olduğunun kanıtlandığını vurgulayarak, eleştirinin roman, şiir, oyun ve deneme gibi yaratıcı bir edebiyat olduğunun anlaşıldığını kaydetti.

Gürbilek'e ödülünün Erdal Öz'ün doğum günü olan 26 Mart Cuma günü saat 18.00'da Pera Müzesi'nde düzenlenecek törenle verileceği öğrenildi.

Bu arada ödül tutarının 15 bin TL ve Handan Börüteçene'nin yapacağı bir heykelden oluştuğu bildirildi.

 

Nurdan Gürbilek
 
Nurdan Gürbilek Boğaziçi Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi ve aynı bölümde master yaptı. Akıntıya Karşı, Zemin, Defter ve Virgül dergilerinde yazdı. İlk kitabı Vitrinde Yaşamak'ta (Metis, 1992) 80'li yılların Türkiyesi'ndeki kültürel değişimi konu aldı. Yer Değiştiren Gölge (Metis, 1995) ve Ev Ödevi (Metis, 1999) adlı kitapları edebiyatla ilgili denemelerine yer verir. Kötü Çocuk Türk Türkiye'nin yakın tarihinde öne çıkmış kültürel imgeler üzerine denemelerden oluşur. Kör Ayna Kayıp Şark ise (Metis, 2004) Türk edebiyatında "Batılılaşma", "ulusal kültür" gibi kavramlar etrafında tartışılagelen sorunların yazarlar için nasıl olup da bir içsel endişeye dönüştüğünü tartışır. Son kitabı Mağdurun Dili ise 2008'de yayımlandı. Gürbilek'in Walter Benjamin'in yazılarından derleyip sunduğu Son Bakışta Aşk Metis Seçkileri'nde yayımlanmıştır (1993).
Metis Yayınları'ndaki kitapları
Vitrinde Yaşamak, 1992
Yer Değiştiren Gölge, 1995
Ev Ödevi, 1999
Kötü Çocuk Türk, 2001
Kör Ayna, Kayıp Şark, 2004
Mağdurun Dili, 2008
Yazarla Söyleşiler
"Şahane kaybedenler'den bir türlü vazgeçemiyoruz"
 Sema Aslan, Radikal Kitap Eki, 14 Mart 2008
"Edebiyatta kim mağdur, kim mağrur?"
 Kemal Varol, Kitap Zamanı, 7 Nisan 2008
"Şölen sofrasından dışlananlar için"
 Tolga Meriç, Akşam Kitap Eki, 27 Nisan 2008
"Endişe duymadan olmaz"
 Derviş Şentekin, Radikal, 21 Kasım 2004
"Türk romanında 'içsel çatışmalar'"
 Sema Arslan, Milliyet Sanat, Aralık 2004
"Arzu ve Hınç: Popüler kültürün iki yüzü"
 Tayfun Atay, Picus, Panzehir Eki, Aralık 2004
"Züppeleşme korkusu, etkilenme endişesi, kadınsılaşma telaşı…"
 Tanıl Bora, Birikim, Aralık 2005
"Eleştiri yapıtla konuşmadır"
 Necmiye Alpay, Radikal Kitap Eki, 10 Ağustos 2007

cnnturk-metis
 

Felsefe

Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci

Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m...

Kapitalizm - Emperyalizm

28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan

İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden...