Solforum.net
Politik Tartışma-Derleme-Yorum-Haber

Göçmen hapishanesinden mesaj: Acı çekiyoruz

Yazıcı uyumluYazıcı uyumlu
Göçmen Dayanışma Ağı, Kumkapı Yabancılar 'Misafirhanesi'ne yürüdü, "Misafirhane değil hapishane" dedi. Göçmenler parmaklıklar ardından notlar attı, "acı çekiyoruz" dedi.

Çeşitli sivil toplum örgütleri, bireyler ve uluslararası derneklerden oluşan Göçmen Dayanışma Ağı aktivistleri, Beyazıt Tramvay durağında buluşarak göçmenlerin zorla tutulduğu ve sık sık insanlık dışı koşullarıyla gündeme gelen Kumkapı Yabancılar Misafirhanesine yürüdü.

"Misafirhane değil hapishane" pankartı açan Göçmen Dayanışma Ağı aktivisleri, Türkçe, İngilizce, İspanyolca, Arapça, Kürtçe, "Yalnız değilsiniz" yazılı dövizler taşıdı. "Tel örgüler kalksın göçmenlere özgürlük", "Sınırlara hayır, hepimiz göçmeniz", "İçeride dışarıda yalnız değilsiniz" sloganları attı. Demir parmaklıklarla örülü camlardan zorlukla seslerini duyuran göçmenler, "Biz hayvan değiliz", "Özgürlük istiyoruz", "libere" sloganları attı.

Demir parmaklıklardan mesaj

Dayanışma Ağı'nın eylemi sürerken zorla alıkonulan göçmenler "misafirhanede" maruz kaldıkları zulmü dışarıya duyurabilmek için notlar yazıp camlardan basına attı. Atılan üç mesajda da "misafirhanede" yaşanan dramın ifadeleri vardı. Tutsak göçmenler ajandalardan koparılmış kağıtlara Arapça "Acı çekiyoruz", İngilizce "Biz sadece turistiz" yazılı mesajlar attı. Mesajların birinde ise eylemcilere teşekkür notu vardı: "Bizi cesaretlendirdiler."

Misafirhane değil hapishane

Göçmen Dayanışma Ağı aktivistleri polis bariyerleriyle çevrili binanın önünde bir açıklama yaptı. Zeyno Pekünlü, göçmenlerin emperyalist devletlerin savaşlarından, ekonomik krizinden ve sosyal yıkımlardan kaçarak daha iyi bir yaşam kurmak adına sınırları aştıklarını söyledi. Pekünlü, "Yasadışı göçle mücadele olarak adlandırılan şey, bir cephesinde devletler, kolluk kuvvetleri, özel kuvvetler, sınırlar, silahlar ve hapishaneler; beride ise sade insanların olduğu bir savaş" dedi. Zeyno Pekünlü, göçmenlerin bu savaşta yasadışı olarak tutulduğunu ve Türkiye'deki adının ise "misafirhaneler" olduğunu belirtti.

İstanbul-Kumkapı, İzmir ve Kırklareli gibi büyük kapatma merkezlerinin yanı sıra her gün önünden geçtiğimiz havaalanları, polis merkezlerinin de aynı amaçla kullanıldığını söyleyen Pekünlü, göçmenlerin İçişleri Bakanlığı'nın kararlarına dayanılarak bu kapatma merkezlerinde yasa dışı bir şekilde alıkonulduğunu belirtti. TC. Anayasasından yararlandırılmayan tutsak göçmenlerin insanlık dışı koşullarda tutulduğunu dile getiren Pekünlü, "Göçmenler, yasal sınırı olmayan, bir aydan bir yıla hatta daha fazlasına uzayan sürelerde hapsediliyor. Niçin alıkonuldukları hakkında bilgilendirilmiyor. Ne kadar zaman için kapatıldıklarını bilmeyen bu insanlar, ulusal ve uluslararası belgelerde mevcut olan tüm haklardan da mahrumlar" diye konuştu.

Göç suç değil, insan hakkıdır

Zeyno Pekünlü, göçün bir suç olmadığını, insan hakkı olduğunu söyledi, "Hiç kimse devlet sınırlarının ötesine hareket özgürlüğünden yoksun bırakılamaz" dedi. Pekünlü, şöyle konuştu: "Sözde 'misafirhane' denilen bu kapatılma merkezlerinin kaldırılması için buradayız. Bizler, hemen yanı başımızda sessiz bir işbirliği ile devam eden zulmün suç ortağı olmayacağız. Göçmenlerin aşağılanmalarına, dışlanmalarına, zorla alıkonmalarına, açlığa mahkum edilmelerine ve zorla sınır dışı edilmelerine göz yummuyoruz."

Eylem sırasında pencerelerden seslerini duyurmaya çalışan göçmenler, pet şişelerle pencereleri dövdü, "Biz hayvan değil, biz insan" sloganını attı. Tutsak göçmenler eylemi gerçekleştiren aktivistlere değişik dillerde teşekkür etti, alkışladı.

 

Felsefe

Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci

Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m...

Kapitalizm - Emperyalizm

28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan

İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden...