Solforum.net
Politik Tartışma-Derleme-Yorum-Haber

İTALYAN EMEKÇİSİ HAYATI DURDURUYOR/Grevler İngiltere'ye sıçradı

Yazıcı uyumluYazıcı uyumlu
İtalya’da 28-29 Mart günlerinde gerçekleştirilecek kısmı yerel seçimler öncesinde kamu görevlisi memurlar ve emekçiler greve gidiyor. Son bir ay içinde Yunanistan'da başlayıp İspanya, Belçika ve Fransa'ya yayılan grevler İngiltere'ye sıçradı.

CGIL sendikasının girişimiyle yapılacak greve kapsamında otobüs, metro, tren gibi toplu taşıma araçları çalışmayacak, uçaklar havalanmayacak. Greve deniz ulaşımında hizmet veren gemiler de katılacak.

Yarın yapılacak grev çerçevesinde araç kiralama, yolda arızlanan taşıtlara servis, cenaze işlemlerinde aksama olması bekleniyor. Ayırca Telecon İtalia çalışanlarının da greve destek verecekleri belirtildi.



CGIL adına konuşan Giulglielmo Epifanı, 12 Mart genel grevinin sadece bir başlangıç olduğuna dikkat çekerek, yerel seçimler öncesi ve sonrasında Berlusconi hükümetini uyarmak amacıyla başka toplu iş bırakma eylemlerinin programda olduğunu söyledi.



İtalya da CISL,CGIL,UIL adında 3 işçi sendikası konfederasyonu vardır. 10 milyon üyeye sahiptirler.

  ...................

 

İngiltere'de 270 bine yakın sayıda kamu görevlisi, işten çıkarma tazminatlarına sınır getirme planına tepki göstermek amacıyla 48 saat süreli greve başladı.

Kamu ve Ticari Hizmetler Sendikası'nın (PCS) öncülüğünde düzenlenen greve yargı çalışanları, vergi dairesi, işçi bulma kurumları ile limanlar ve polis çağrı merkezlerinde çalışanlar katılıyor.

Sendika, protesto ettikleri düzenlemenin yürürlüğe girmesi durumunda çalışanların tazminatlarında üçte bir civarında kayıp yaşayabileceklerini söyledi.

Hükümet ise, diğer sendikaların değişikliklerin adil olduğu konusunda uzlaştıklarını savundu.

Nisan ayında yürürlüğe girecek yeni sistem hükümetin ''işine son verilen ya da gönüllü olarak ayrılanlara ödenecek tazminatın tavan miktarında 60 bin sterlin sınırı'' getiriyor.

Halihazırda kıdem tazminatı çalışanın hizmet yılı ile son ay aldığı maaşın çarpılmasıyla hesaplanıyor.

İngiltere'nin en büyük beşinci sendikası olan PCS, 20 yıl hizmet yılı olan ve yılda 24 bin sterlin kazanan bir çalışanın kaybının 20 bin sterlin civarında olacağını söylüyor.

Sendikanın greve katılan üyeleri arasında liman ve havaalanı çalışanları ile parlamentoda görevli memurlar, müze ve mahkemelerdeki görevliler de bulunuyor.

BBC muhabirleri, parlamento girişinde bir küçük grev gözcü hattı kurulduğunu, protestoların Londra genelinde yaklaşık 500 noktaya yayıldığını söylüyor.

Sendika yetkililerinden Mark Serwotka, hükümetin düzenlemeyle düşük gelirli kamu çalışanlarının sözleşmeyle kazanılmış haklarının aşındırılmasıyla işten çıkarılmalarının işverene maliyetinin de azaltılacağını vurguladı.

Son yıllarda 100 bin kişinin işinden olduğunu anımsatan sendika yetkilisi, ''Seçim sonrasında da iş kayıplarının devam edeceği anlaşılıyor, dolayısıyla insanlar da savunmasız olduklarını düşünüyor'' dedi.

Hükümet üyelerinden Tessa Jowell ise, düzenlemenin altı sendikadan beşiyle 18 ay süren müzakerelerin sonunda yaşama geçirildiğini, varılan anlaşmanın özel sektördeki uygulamalardan daha cömert olduğunu öne sürdü.

Kaynak: BBC Türkçe

Felsefe

Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci

Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m...

Kapitalizm - Emperyalizm

28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan

İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden...