JİTEM cinayeti İstanbul Film Festivali'nde
İKSV tarafından düzenlenen ve 29. kez kapılarını sinemaseverlere açacak olan Uluslar arası İstanbul Film Festivali bu yıl 3–18 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek. 11 filmin büyük ödül için yarışacağı Ulusal Yarışma bölümündeki en iddialı filmlerden biri ise, Antalya Altın Portakal Film Festivali sırasındaki gösteriminde tartışma yaratan, Kürt Yönetmen Mîraz Bêzar’ın bir JİTEM cinayetini konu alan ‘Min Dît’ isimli filmi.
Sinemaseverlere 2009 ve 2010’un yeni yapımlarının yanı sıra sinemanın unutulmaz klasikleri, ve usta yönetmenlerinin başyapıtlarından seçmeler içeren 22 bölümde 57 ülkeden 243 yönetmenin 200’ün üzerinde filminden oluşan benzersiz bir programın sunulacağı festival bu yıl usta yönetmen ve ünlü konukların da katılımıyla çok sayıda atölye çalışması, söyleşi, sinema dersleri ve partilere de ev sahipliği yapacak.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beyoğlu Belediyesi tarafından da desteklenen festivale ayrıca, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı da destek verirken, festival 2 Nisan Cuma akşamı Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılacak açılış töreniyle başlayacak.
MİN DİT EN İDDİALI 4 FİLMDEN BİRİ
Yüzlerce yerli ve yabancı yapımın görücüye çıkacağı Festivalin Ulusal Yarışma bölümünde Altın Lale için jüri karşısına çıkacak 11 film; Miraz Bezar / Min Dît (Ben Gördüm), Nesli Çölgeçen / Denizden Gelen, Zeki Demirkubuz / Kıskanmak, A. Taner Elhan / Acı Aşk , Yılmaz Erdoğan / Neşeli Hayat , Çağan Irmak / Karanlıktakiler, Atıl İnaç / Büyük Oyun, Semih Kaplanoğlu / Bal, Yağmur Taylan - Durul Taylan / Vavien, Ümit Ünal /Ses ve Onur Ünlü / Beş Şehir ‘den oluşurken. ‘Min Dît’ yarışma filmeleri arasındaki en iddialı 4 filmden biri olarak dikkat çekiyor.
Türk Sineması bölümünde 7 film “Yarışma Dışı” başlığı altında ise, Kars Öyküleri / Özcan Alper, Zehra Derya Koç, Ülkü Oktay, Ahu Öztürk, Emre Akay, 7 Avlu / Semir Aslanyürek, Kosmos / Reha Erdem, Yüreğine Sor / Yusuf Kurçenli, Pus / Tayfun Pirselimoğlu, Acı / Cemal Şan ve Bornova Bornova / İnan Temelkuran izleyicilerle buluşacak filmler olacak.
Festivalin “Türk Sineması” bölümü kapsamında bu yıl Ülkü Erakalın’ın Türkiye'nin “Sanat Güneşi” olarak anılan Zeki Müren'i çağrıştıran bir sanatçının hayatını anlattığı filmi Çığlık Çığlığa Bir Sevda özel bir gösterimle seyirciyle buluşacak.
Biletleri 20 Mart Cumartesi günü satışa çıkacak olan festival gösterimleri Beyoğlu’nda Atlas, Yeni Rüya, Beyoğlu, Sinepop, Pera Müzesi, sinemaları, Kadıköy’de Kadıköy sineması ve hafta içi 16.00-19.00-21.30 seanslarıyla hafta sonları Nişantaşı CityLife Cinema (City’s) olmak üzere toplam 7 sinema salonunda gerçekleştirilecek.
ONUR ÖDÜLLERİ EMEKTARLARA
Festivalin bu yılki Sinema Onur Ödülleri ise sinemaya yıllar boyu emek vermiş olan Kadir İnanır, Mevlüt Koçak ve Feyzi Tuna’ya takdim edilecek. Bu yıl festivalin yaşam boyu başarı ödüllerinden ilki İtalyan sinemasının önde gelen isimlerinden, yönetmen, senaryo yazarı ve oyuncu Marco Bellocchio’ya sunulacak. Festivalin ikinci yaşam boyu başarı ödülü, aynı zamanda Uluslararası Altın Lale jürisinin başkanlığını da üstlenen Klaus Maria Brandauer’e verilecek.
Uluslararası Yarışma bölümünden bir filme verilen Altın Lale ödülü bu yıldan itibaren Şakir Eczacıbaşı anısına verilmeye başlanıyor. 1996’dan 2010 yılı Ocak ayındaki vefatına kadar İstanbul Kültür Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüten, Sinematek’in kurucularından ve başkanlarından Şakir Eczacıbaşı, aynı zamanda İstanbul Film Festivali kapsamında bir uluslararası film yarışması düzenlenmesine de öncülük etmişti. Uluslararası Yarışma Jürisinin başkanlığını, bu yıl ünlü oyuncu Klaus Maria Brandauer üstleniyor.
2009–2010 sezonunda yapımı tamamlanan filmlerin bir araya geldiği Türk Sineması bölümünde, Ulusal Yarışma, Yarışma Dışı, Yeni Türk Sineması ve Belgeseller başlıkları altında 50’ye yakın kurmaca ve belgesel film yer alıyor.
29. Uluslararası İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışma Jürisinin başkanlığını, bu yıl ünlü yönetmen Yeşim Ustaoğlu üstleniyor. Ulusal Yarışma kapsamında yer alan uzun metrajlı filmlerin arasından jürinin seçeceği en iyi film ve en iyi yönetmene Ulusal Yarışma Altın Lale heykelciği ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 50’şer bin TL’lik para ödülü verilecek.
Ulusal Yarışmasıda ayrıca En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni ve En İyi Müzik ödülleri de takdim edilecek. En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu’ya Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 10’ar bin TL’lik para ödülü verilecek.
Efes Pilsen, Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği (FIPRESCI) Jürisi’nin Ulusal Yarışma’ya katılan filmler arasından seçeceği filmin yönetmenine bir sonraki filminin yapımında kullanılmak üzere 30.000 Dolarlık para ödülü verecek. Ulusal Yarışma’da FIPRESCI Ödülü Onat Kutlar anısına veriliyor.
AVRUPA KONSEYİ ÖDÜLÜ: FACE
Avrupa Konseyi katkılarıyla dört yıl önce sadece Uluslararası İstanbul Film Festivali kapsamında verilmeye başlayan Avrupa Konseyi Sinema Ödülü (FACE – Film Award of the Council of Europe) bu yıl da Sinemada İnsan Hakları bölümünde yer alan filmlerden birine verilecek. Kazanan filmin yönetmenine Festivalin kapanış töreni’nde Avrupa Konseyi’nden bir yetkili tarafından FACE ödül heykelciği ve 10.000 Avro’luk para ödülü verilecek. Ödül geçen yıl Marco Bechis’in yönettiği Birdwatchers adlı filme verilmişti. Bechis, bu yılın FACE jürisinin başkanlığını üstleniyor.
RADİKAL GAZETESİ HALK ÖÜLÜ
İstanbul Kültür Sanat Vakfı medya sponsorlarından Radikal Gazetesi her yıl olduğu gibi bu yıl da İstanbul Film Festivali’nde Ulusal ve Uluslararası Yarışma’da birer filme Radikal Halk Ödülü verecek.
JOSEPH LOSEY: SINIF VE GÜÇ
İstanbul Film Festivali’ne bu yıl, ustalara saygı bölümünde konuk olacak bir diğer yönetmen ise Bertolt Brecht’in çömezi, yoldaşı; Harold Pinter’ın dostu ve çalışma arkadaşı; duygusal dengesizliğin, cinsel çıkmazların, dışlananların, şiddet dolu aşk öykülerinin yönetmeni Joseph Losey. Losey, McCarthy’nin komünist avında şimşekleri üzerine çekmesine rağmen ikinci dünya savaşı sonrasında Avrupa Sanat sinemasına damgasını vuran “büyük yönetmen”ler arasında sayılıyor. Losey’nin 40 yıla yakın süren ilginç sinema kariyerinden sinema yazarı Fatih Özgüven’in seçtiği yedi filmi festival kapsamında izleyiciyle buluşacak.
ANF NEWS AGENCY
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
Benzer içerik
Felsefe
| Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci |
|
Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m... |
- Tekniğin Olanaklarıyla Yeniden Üretilebildiği Çağda Sanat Yapıtı - Walter Benjamin
- Kültür Endüstrisini Yeniden Düşünürken- Adorno
- Marx'ın neresindesiniz; sağında mı, solunda mı? Erol Göka
- John Berger’dan Seçme Yazılar: Yiyenler ve Yenenler
- İnsanlık Nereye-Ender Helvacıoğlu
- Modernlik Dün Bugün ve Yarın-Marshall Berman
- Modernlik ve Devrim -Perry Anderson
Kapitalizm - Emperyalizm
| 28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan |
|
İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden... |
- LİBERALİZM VE DEMOKRASİ : Düşman Kardeşler? -Immanuel Wallerstein
- Yaşamın İçindeki Tek ‘Gerçek’
- Çokuluslu Şirketlerin Tarıma Karşı Saldırısı-João Pedro Stedile*
- KÜRESEL KRİZ: Yapısal Nedenleri ve Türkiye Ekonomisine Etkileri*
- Ekoloji ve Kapitalizmden Sosyalizme Geçiş (John Bellamy FOSTER)
- Emperyalizmin Yeniden Keşfi- John Bellamy Foster (Çeviri:Saim Özen)
- TÜRKİYE DE TARIM NASIL DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR? -Dr.Necdet ORAL







