Solforum.net
Politik Tartışma-Derleme-Yorum-Haber

Kırıklar'da tutuklulara saldırı

Yazıcı uyumluYazıcı uyumlu
Kırıklar 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde arama için hücrelere giden gardiyanlar tutuklulara saldırdı. Cezaevinde günlerdir kaloriferler tasarruf gerekçesi ile yakılmazken, disiplin cezalarının arttığı cezaevinde tutuklulara görüş cezası verildi. Cezaevindeki sorunlar, Ayhan Çapacı'nın cezaevine müdür olarak atanmasından sonra arttı.

Sincan F Tipi Cezaevi’nin eski müdürü Ayhan Çapacı’nın atanmasının ardından sorunlar arttığı Kırıklar 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutuklular bugün gardiyanların saldırısına maruz kaldı. Tutuklu yakınlarının verdiği bilgiye göre, sabah saatlerinde arama gerekçesiyle hücrelere giren gardiyanlar, tutuklulara saldırdı. Görüş için cezaevine giden aileler, saldırı sırasında sesleri duyduklarını belirterek, yakınlarının hayatlarından endişe ettiklerini söyledi.

KALORİFERLER YANMIYOR

Cezaevinde ayrıca, soğuk havaya karşı kaloriferler de yakılmıyor. Cezaevi yönetiminin, kaloriferlerin neden yakılmadığını soran tutuklara yanıtı ise, ‘tasarruf’ oldu.

Kırıklar 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde disiplin cezaları da artış gösterirken, arama sırasında yaşanan sorunlar nedeniyle bazı tutuklulara 45+45 gün görüş cezası verildi.

ANF NEWS AGENCY - 27 Ocak 2010

Felsefe

Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci

Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m...

Kapitalizm - Emperyalizm

28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan

İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden...