Solforum.net
Politik Tartışma-Derleme-Yorum-Haber

KADINLARIN ÖRGÜTLÜ GÜCÜ: GABRIELA

Yazıcı uyumluYazıcı uyumluDerin ve dinamik bir sol kültür taşıyan ve kitle örgütlenmlerindeki başarıları ile dikkat çeken Filipinler’in, en ileride olduğu konulardan biri de kadın örgütlenmeleri...

SERAP BAYKAL

Kadınların ancak örgütlü bir güç olduklarında özgürleşeceğini, özgürleşen kadının özgürleştireceğini vurguladığımız, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü’nün ertesinde, Filipinler GABRIELA kadın hareketini tanımanın anlamlı olacağını düşündük.
Derin ve dinamik bir sol kültür taşıyan Filipinler, mücadele araçlarının yaratılması ve kullanımı konusunda bir çok özgünlük barındırıyor. Kitle örgütlenmlerindeki başarıları ile dikkat çeken Filipinler solunun belki de en ileride olduğu konulardan biri de kadın örgütlenmeleri.
Köklü bir örgütlenme tarihi olan Filipinler kadın hareketi, Filipinler Feminist Örgütü'nün 1905'te kendini deklare etmesi ile başladı. Orta ve üst sınıfa mensup kadınların oluşturdukları bu ilk kadın örgütü daha çok sosyal hak taleplerine odaklı faaliyetler yürüttü. Fakat, daha o yıllarda ve takip eden dönemde başgösteren anti-emperyalist direniş odaklarında kırsal bölge kadınları da belirleyici roller aldı. 1971 yılına gelindiğinde komünist çizgide kurulan Makibaka'nın (Yeni Kadının Özgür Hareketi) örgütlediği bir yürüyüş ile 8 Mayıs Dünya Emekçi Kadınlar Günü ülkede ilk kez kutlandı. 1972'de sıkıyönetimin ilanı ile kitle örgütlerinin yasaklanması sonucunda Makibaka yeraltına çekilerek Filipinler Komünist Partisi-Yeni Halk Ordusu önderliğinde kurulan ve Marcos diktatörlüğüne karşı direnişi örgütlemeye başlayan Ulusal Demokratik Cephe'nin de (NDFP) ilk katılımcı örgütlerinden birisi oldu. 1984 yılında, Marcos dikdatörlüğüne karşı direnişin iyice yükseldiği dönemde, adalar ülkesinde hayatın bütün alanlarından kadınlar başkent Manila'da 10.000 kişilik bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Bu büyük yürüyüşün hemen ardından ulusal kadın komisyonu oluşturuldu ve bu komisyon 18. yüzyılın ikinci yarısında İspanyol sömürgeciliğine karşı yürütülen ayaklanmaya önderlik etmiş olan kadın general Gabriela Silang'ın anısına ve mücadele gücüne atfen GABRIELA adını aldı. Gabriela Kadın Partisi ise, Ekim 2000'de, bir çok yerel kadın örgütünden oluşan ve şu an ülkenin en büyük kadın örgütleri ittifakı olan Gabriela'nın bir uzantısı olarak kuruldu. Gabriela Kadın Partisi’nin kurulması, bir anlamda, CPP çizgisindeki solun Filipinler seçim sisteminde 1998’de uygulanmaya başlanan “party-list” sisteminden yararlanmak için farklı örgütlenme alanlarında partiler kurarak, birden çok parti ile seçimlere katılma politikasının bir sonucu idi. Gabriela Kadın Partisi ile birlikte, emek alanında Anakpawis, gençlik alanında Kabatang ve göçmen alanında Migrante partileri kuruldu. Bayan Muna (Önce Halk) ise zaten solun ilk kurduğu ortak parti idi. Solun taktisel bir hamlesi ile kurulan Gabriela Kadın Partisi, uzun yıllara dayanan örgütlü gücünü gittikçe arttırarak etkili bir muhalefet odağı haline geldi. Bu anlamda bir seçim taktiğini aşan önemli bir kitle hareketi olarak öne çıktı.
GABRİELA, 2001 yılında yapılan party-list seçimlerine Bayan Muna Partisi içinden bir milletvekili adayı göstererek girdi. Daha sonraki dönemlerde Gabriela Kadın Partisi'nin Genel Sekreteri olacak isim Liza Largoza Maza o yıl Filipinler parlementosuna girerek kadınların meclisteki temsilcisi oldu. Filipinler parlementosunun 12. Kongre Dönemi olan bu süreçte GABRİELA’nın yoğun çabası ile iki önemli yasayı da içeren ("İnsan Ticaretine Karşı Yasa" ve "Kadın ve Çocuklara Yönelik Şiddete Karşı Yasa") kadın yönetmeliği kabul edilerek meclisten geçti.
Halen parlementer olan Liza Maza, kadınların yoğun bir şiddete ve sömürüye maruz kaldıkları ülkede kadına yönelik şiddetin ülkede bir suç olarak kabul edilmesini başardıklarını söylerken, siyasi iktidarı böyle bir hamle yapmaya zorlayacak bir örgütlülüklerinin olmasını asıl başarıları olarak gördüklerini belirtiyor.
2004'de gerçekleşen party-list seçimlerine Gabriela Kadın Partisi ilk kez kendi adayları ile katıldı ve yüksek bir oy oranı ile 66 party-list partisi arasından 7. parti olarak çıktı ve Liza Maza yeniden vekil seçildi. Anakpawis ve BAYAN MUNA’nın kazandığı vekillerle birlikte 220 sandalyeli mecliste, bu dönemde solun vekil sayısı 6’ya ulaştı. GABRIELA Gençliği'nin başkanı olan Joms Salvador, GABRIELA deneyiminin enternasyonel bir ilginin odağı olduğunu, Filipinlerdeki kadın örgütlenmelerinin bir çok ülkedeki kadınlara örnek olduğunu, bu popüleritenin ülkedeki kadın hareketlerinin de çoğalmasını beraberinde getirdiğini söylüyor.
2007 yılında party-list seçimleri sonuçlandığında ise Gabriela Kadın Partisi 4. sıraya yükselerek 14. Kongre Döneminde bu kez iki milletvekili ile temsil hakkı kazandı.
Açıkladıkları on temel pirensibe bağlı kalarak çalışmalarını yürüten Kadın Partisi, kadınların, özellikle de marjinalize edilmiş ve yetersiz temsil edilmiş olanların haklarının ve yaşam koşullarının düzeltilmesini; varolan potansiyelin, kollektif yaratıcılığın ve liderlik özelliklerinin geliştirilip, cesaretlendirilerek arttırılmasını amaçladıklarını belirtiyorlar.
Kadına yönelik şiddet, , ücret ve istihdam eşitsizliği, kadınların sağlık ve eğitim hakları gibi temel insani hak taleplerinin yanı sıra ülkenin ekonomik ve politik bağımsızlığı gibi siyasi konularda da Filipinli kadınların politik gücü olan GABRIELA, mücadele gücünü, Gabriela Kadın Partisi'nin yasama organındaki etkisi ile destekliyor. Bu anlamda “meşruiyet” temelli bir sokak örgütü olan ve kadınları doğrudan sokak mücadelesi içinde vareden GABRIELA, diğer yandan parlementoda elini güçlendirecek bir aracı etkin şekilde kullanıyor. GABRIELA’nın, halen illegal bir kadın örgütü olarak varlığını sürdüren MAKIBAKA ve CPP ile olan politik ilişkisi ise biliniyor.
Bugün, Filipinlerde 15 bölgede ve yurtdışındaki Filipinli topluluklarda 100,000'den fazla üyesi olan Gabriela Kadın Partisi; taban örgütlenmesini sürekli güçlendirerek, eğitim çalışmaları yaparak, çeşitli kampanyalar düzenleyerek ve yasamaya ilişkin gücünü kullanarak kadınların, çocukların, eşcinsellerin haklarını koruma ve özgür bir ülke yaratma iddiasında önemli bir deneyim olarak takip edilmeyi hakediyor.
Kaynaklar:* The Filipino Women’s Century-Old Struggle for National Liberation, Bulatlat, Vol.5, No.5
*www.gabrielawomensparty.net
*Journal Of South Asia Women Studies, Vol.4, No.1

Felsefe

Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci

Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m...

Kapitalizm - Emperyalizm

28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan

İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden...