Solforum.net
Politik Tartışma-Derleme-Yorum-Haber

Son Mevsim: Şavaklar'Ankara Uluslararası Film Festivali'nde yarışacak

Yazıcı uyumluYazıcı uyumlu
Film Dersim bölgesinde yaşayan göçebe Şavak topluluğunun yok olmaya yüz tutmuş yaşam tarzlarının, doğayla bağlarının ve kıyasıya mücadelelerinin yanı sıra insani ilişkilerini belgeliyor.

Mezopotamya Sinema Kolektifi'nden (MKM) Kazım Öz'ün kurmaca belgesel filmi 'Son Mevsim: Şavaklar' belgeseli 11-22 Mart tarihleri arasında yapılan ve 21.'si düzenlenen 'Ankara Uluslararası Film Festivali'nde 'Belgesel Bölüm'de yarışacak. Öz, ikinci uzun metraj belgesel filmi 'Son Mevsim: Şavaklar'ı nisan ayında tamamladı. ARTE France ve IDFA desteğiyle çekilen film Dersim bölgesinde yaşayan göçebe Şavak topluluğunun yok olmaya yüz tutmuş yaşam tarzlarının, doğayla bağlarının ve kıyasıya mücadelelerinin yanı sıra insani ilişkilerini belgeliyor. Öz, hayvancılıkla geçimlerini sağlayan Şavaklılar ile birlikte bahar yağmurları altında Dersim'in köylerinden dağlarına doğru yola koyuluyor. Dağların serin zirvelerinde son bulan bu çetin yolculuk, yazın en sıcak günlerinin yaylada yoğun bir çalışmayla geçirilmesinin ardından sonbaharda tekrar başlıyor.

Festivallere davet edildi

Kervan bu kez köye dönmek üzere yola çıkıyor. Sürülerle haftalar alan yolculuk bittiğinde Şavaklılar köylerine varıyor ve bu döngü yeniden başlıyor. İnsana, doğaya, ve emeğe dair cümlesini yaratıcı ve estetik bir dille söyleyen Kazım Öz, 'Son Mevsim: Şavaklar'la izleyiciyi de daha önce hiç çıkmadıkları türden bir yolculuğa davet ediyor. Masalla başlayıp masalla biten bu yolculuk, Şavaklar'ın zengin kültürel dünyasına ve zorlu yaşam koşullarına doksan dakikalık bir pencere açıyor. Çekimleri ve kurgusu esnasında belgesel ile kurmaca film arasındaki sınırları zorlayan 'Son Mevsim: Şavaklar' temmuz ayında Paris Film Festivali'nde ana kategoride yarışarak uluslararası endüstride de bu akımın öncüleri içinde yer aldı.

Paris Film Festivali'ni takip eden aylarda Son Mevsim: Şavaklar, belgesel film, festivallerin yanı sıra önemli uluslararası kurmaca film festivallerinin yarışma bölümlerine de davet edildi.

Yolculuğu sürüyor

Eylül ayında Polonyo'nın Varşova kentinde düzenlenen Docboat Film Festivali, ekim ayında Portekiz'in Lizbon kentinde düzenlenen Doclisboa Belgesel Fim Festivali, Fransa'nın Montpellier kentinde 31.'si düzenlenecek olan uluslararası Cinemed Film Festivali'nin belgesel bölümü ve Almanya'nın Mannheim kentinde 58.'si düzenlenecek olan Mannheim-Heidelberg Uluslararası Film Festivali'nin ana yarışması bu festivallerden sadece bazıları. İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Asya Pasifik Perde Ödülleri'ne belgesel kategorisinde Türkiye'yi temsil etmek üzere aday gösterilen 'Son Mevsim: Şavaklar' ayrıca 19 Eylül'de Fransa Korsika'da düzenlenen Corsicadocs Film Festivali'nin açılış filmi olarak gösterildi. Geçen yıl 5 - 15 Kasım arasında 58.'si düzenlenen Mannheim-Heidelberg Film Festivali'nde uluslararası jüri özel ödülü alan 'Son Mevsim: Şavaklar' festival yolculuğuna aralıksız devam ediyor. İSTANBUL - DİHA

Felsefe

Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci

Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m...

Kapitalizm - Emperyalizm

28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan

İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden...