Solforum.net
Politik Tartışma-Derleme-Yorum-Haber

Tekel İşçisiyle Dayanışma Grevi 4 Şubat

Yazıcı uyumluYazıcı uyumlu
Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, hükümetle aralarındaki görüş farklılığının işçilerin yeniden nasıl istihdam edileceği konusundan kaynaklandığını belirterek, ''Üretimden gelen gücü kullanma'' eylemini gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra 3 Şubat yerine 4 Şubat'ta yapmayı kararlaştırdıklarını söyledi.

Tekel işçilerinin 50 günlük eyleminde uzlaşma sağlanamayınca eylem kararı alındı.

Türk-İş, Hak-İş, DİSK, Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve KESK yöneticileri, Türk-İş Genel Merkezi'nde bir araya gelerek daha önce aldıkları eylem kararını değerlendirdi.

Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, hükümetle aralarındaki görüş farklılığının işçilerin yeniden nasıl istihdam edileceği konusundan kaynaklandığını belirterek, ''Üretimden gelen gücü kullanma'' eylemini gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra 3 Şubat yerine 4 Şubat'ta yapmayı kararlaştırdıklarını söyledi.

AÇLIK GREVİ

Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel, TÜRK-İŞ Genel Merkezi önünde yaptığı açıklamada, Türkiye'nin gözünün 50 gündür Türk-İş'in önünde olduğunu, herkesin kalbinin burada attığını, burayla nefes alıp verdiğini söyledi.

Dünkü müzakerelerin sonrasında bakanlar tarafından yapılan açıklamaların gerçeği yansıtmadığını iddia eden Türkel, bugüne kadar yaptıkları bütün görüşmeleri tümüyle üyeleriyle paylaştıklarını ifade etti.

Hükümetin, 4C'ye ilişkin önerilerinin TÜRK-İŞ kendileri tarafından görüşmeye değer bulunmadığını belirten Türkel, kendilerine A ve B planları sorulduğunda, ''özlük haklarla tayin hakkı'' dışında başka bir planları olmadığını açıkladıklarını bildirdi.

Türkel, özlük haklarıyla işçi statüsünde başka kamu kurumlarına gönderilmek istediklerini söyledi.

Gittikleri yerdeki işçi ücretlerini kabul etmeye hazır olduklarını vurgulayan Türkel, ''Biz, 'işçilik dışında 4C denilen köleliği görüşmüyoruz' dedik. İşçilik hakkını bize İş Kanunu'nu, Sendikalar Kanunu'nu çıkaran parlamento vermiştir. Bizim elimizden bunu almak isteyenleri tanımıyoruz. Bizi köleliğe, 4C'li çalışmaya mahkum etmeye güçleri yetmez'' diye konuştu.

Tüm Türkiye'nin kendileriyle birlikte olduğunu, TÜRK-İŞ'in önünde marjinal gruplar bulunmadığını dile getiren Türkel, ''Burada her dinden, her etnik kökenden işçiler ve sınıf kardeşlerimiz var. Hiç kimse emeğin gücünü hafife almasın'' dedi.

Bugüne kadar kimseye zarar vermediklerini ifade eden Türkel, kendi canlarına kastetme pahasına haklarını korumaya çalıştıklarını ifade etti.

TÜRK-İŞ önünde yarın 10 bin kişinin olacağını, ertesi gün 1 milyon çalışanın hayatı durduracağını dile getiren Türkel, ''üretimden gelen gücün kullanılması'' eyleminin örgütlü oldukları tüm iş yerlerinde ''sıfır hata'' ile uygulanacağını bildirdi.

Türkiye'de artık emeğin gücünü, taleplerini görmezden gelme döneminin sona erdiğini söyleyen Türkel, ''Artık yeni bir dönem başlayacaktır'' dedi.

Sağlık durumları el veren ve ilaç kullanmayan işçilerin 1 günlük kitlesel açlık grevi yapacağını belirten Türkel, 200 kişinin de 3 gün sürecek daha sonra yeni gruplarla devam ettirilecek açlık grevine başlayacağını bildirdi. Türkel, ''Bu süreçte, bundan sonra yaşanacakların tüm sorumluluğu bir kişinin burnunun kanamasının, başına bir şey gelmesinin sorumluluğu başta Sayın Başbakan olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinindir'' şeklinde konuştu.

Açlık grevine Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel'in yanısıra Genel Sekreter Mecit Amaç ve eşi Asuman Amaç da katılıyor. Türkel'in 1 gün, Mecit Amaç'ın ise 3 gün açlık grevi yapacağı belirtildi.

İşçilerden 3 günlük açlık grevine katılacaklar başlarına siyah kurdele, 1 günlük açlık grevine başlayanlar ise beyaz kurdele bağladı. Bir günlük açlık grevi yapacak işçiler eylemlerini TÜRK-İŞ önündeki çadırlarda gerçekleştirecek

Felsefe

Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci

Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m...

Kapitalizm - Emperyalizm

28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan

İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden...