Neyse ki, Rus-Gürcü savaşı kısa sürdü. Ancak savaşın yansımaları uzunca bir süre etkisini gösterecek gibi görünüyor. Rusya, Gürcistan’ı alt ederek ve Washington’un kendi ittifaklarını koruma kapasitesinde olmadığını göstererek, Birleşik Devletleri tüm dünyanın önünde küçük düşürdü.
ABD’li yetkililer ve küresel medya, Rusya’yı Güney Osetya’nın ve Gürcistan’ın ‘affedilmez’ işgali konusunda eleştirirken, dünyanın geri kalanı durumdan hoşnuttu; en azından birileri kendi keyfine göre hareket etmeye alışkın Amerikalılara yerlerini gösterdi. Başkan George Bush’la geçen iki dönemin ardından oluşan anti-ABD’ci duygular gözönüne alındığında ABD’nin dize getirilmesi isteği hiç de şaşırtıcı görünmüyor.
Belki Gürcistan daha fazla sempatiyi hak ediyor. Ne de olsa Gürcistan güçlü komşularına direnmeye çalışan küçük bir ülke. Ancak sorun Gürcistan ile Güney Osetya arasındaki bir mesele olmaktan çok Batı ile Doğu arasında küresel bir savaşı işaret ediyor.
Rusya son raundu beklenmedik derecede kolay kazandı, ancak bu kesinlikle nihai sonucu getirecek raund değildi. Gayet utandırıcı bir deneyimin ardından Bush yönetimi, Rusya’yı çok zor affedecektir. Daha da kötüsü, ABD hükümetinin öfkesi, Washington politikacıları ve adayları arasında Rusya karşıtı bir konsensüse dönüşmüş durumda. Sonuç olarak başkan adayları Barack Obama ve John McCain’in Rusya karşıtı görüşleri Bush’un tavırlarından hiç de farklılık göstermiyor. Ancak, ABD’li politikacıların dile getirdiği Gürcistan toprak bütünlüğünün korunması argümanı, hiç de ikna edici görünmüyor. Sonuçta, Irak’ı işgal edip yerel hükümetini alaşağı ederek bir örnek oluşturan Birleşik Devletlerden başkası değildi. Daha sonrasında Kosova’yı toprak bütünlüğünü hiç de düşünmeden Sırbistan’dan ayıran da ABD’ydi.
Gürcistan savaşı, ABD-Rusya ilişkileri bakımında keskin bir dönemeci işaret ediyor. Bu andan itibaren, Moskova’yı cezalandırma isteği ABD dış politikasının önemli bir parçası haline gelecek. Esastaki çıkar çelişkileri şimdi uzun erimli bir çarpışmaya dönüşecek.
Paradoksal olarak, bu çelişki Rusya için iyi bir habere dönüşecek gibi görünüyor. Washington’un Moskova için ceza olarak düşündüğü şeyler Rusya için bir şans olabilir. Örneğin ABD, Rusya’nın Dünya Ticaret Örgütü’ne katılımını engellemenin iyi bir intikam yolu olduğuna inanıyor. Ancak Rusya’nın yerli endüstrisi için -ve özellikle küresel düzeyde ekonomik bir altüst oluş yaşanırken- DTÖ’ye katılım zaten bir idam kararı olabilirdi. Bu nedenle, bu idam cezası eğer ertelenecekse, Kremlin ABD ve Gürcistan’a teşekkür etmek dışında bir şey yapamaz.
Ek olarak, Washington ve Londra önemli Rus yetkililerin yurtdışı hesaplarını araştırma tehditleri savuruyor. Bunun daha önce gerçekleştirilmemiş olması çok şaşırtıcı. ABD kara para akışına karşı bir savaş başlatırsa ve bu savaş özellikle Rus hükümetinin üst düzey yetkililerine karşı gerçekleştirilirse bu durum yalnızca Rusların çıkarına olur. Dahası, NATO Rusya ile bağlayıcı askeri tatbikatlarını askıya alma tehditlerini ortaya sürüyor. Bu Rusya’nın büyük miktar yakıt ve para harcamaktan kurtulması anlamına gelir. Son olarak, yükselen tansiyon Moskova’da liberal muhalefet gruplarının batının yardımı ile daha da etkin hale geleceklerini göstermektedir. Bu da yeni medya birimlerinin, sivil toplum örgütlerinin ve yeni iş alanlarının ortaya çıkabilmesi için financal destek demektir.
Rusya’nın Gürcistan’a girmesinden duyduğu şikayeti dile getirirken ABD uluslar arası kamuoyu görüşünü etkilemek ve Moskova’yı küresel bir izolasyonla tehdit etmek istiyordu. Ancak, dünyadan hızla izole olan ABD’nin ta kendisidir. Geçen beş yıl süresince Washington dünya çapında eleştiriyle karşılaştı ve bu eleştirileri yapanlar arasında Avrupa’daki ittifakları da vardı. Sonuç olarak Moskova’nın ABD’yle çelişkilerini ortaya dökmesi Rusya’yı dünyanın geri kalanının anlamlı bir parçası haline getirdi. Şimdi sorun Kremlin’in bu yeni olanağı kullanıp kullanamayacağıdır.
*Boris Kagarlitsky Moskova’da bulunan Küreselleşme Çalışmaları Enstitüsü’nün yöneticidir. Makale http://www.counterpunch.org/kagarlitsky08222008.html adresinden alıntılanarak çevrilmiştir. Yazının orijinal başlığı, “Batıyı donduran, Rusya’yı sevindiren ne? Gürcistan savaşının yan etkileri”dir.
Atılım.org
