Solforum.net
Politik Tartışma-Derleme-Yorum-Haber
Ama gerçekte Kadının ezilen-soyulan bir mahkûm alt sınıf oluşu, Türkiye toplumunun Köy - Kasaba - Şehir: bütün katlarında en yaygın bir sosyal ve ori­jinal trajedimizdir.
Kıvılcımlı'nın bu yazısının, bence, Türkiye solunda, kadın sorununu ilk kez problematize etmesi ve kendi kuşağıyla kıyaslandığında bazı önemli ve yeni tespitler yapmış olması nedeniyle özgün bir...
İşsizlik yüzde 13.5

İşsizlik yüzde 13.5

İŞSİZLİK oranı Aralık ayında yüzde 13.5 olarak gerçekleşti. İşsiz sayısı 3 milyon 361 bin kişiye yükseldi.

Halepçe'yi unutma!

Halepçe'yi unutma!

Irak ordusu, dünyanın gözü önünde İran sınırına yakın Halepçe kentine helikopter ve savaş uçaklarıyla kimyasal yağdırdı. Kent bir anda mezara döndü, binlerce Kürt öldü, on binlercesi yaralandı. 22 yıl sonra 'soykırım' olarak kabul edildi.

Kadınlar öldürülüyor! Daha ne kadar göz yumulacak?

Kadınlar öldürülüyor! Daha ne kadar göz yumulacak?

Bingöl'de A.K.'nin kulaklarının ve burnunun kesilmesi ‘Devlet, şiddeti şikâyet eden kadını ne kadar koruyor?’ sorusunu yeniden tartışmaya açtı. Günde ortalama 5 kadının cinayete kurban gittiği Türkiye'de, "tanık koruma programı"nın işe yaradığını söylemek de güç.

TARİH: 16 MART 1978 YER: İSTANBUL

TARİH: 16 MART 1978 YER: İSTANBUL

İstanbul Üniversitesi'nde gerçekleşen ve tarihe 'Beyazıt Katliamı' olarak geçen saldırıda, 7 öğrenci öldü, 41 kişi de yaralandı.

"Erdal Öz Edebiyat Ödülü" Nurdan Gürbilek'e

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Erdal Öz Edebiyat Ödülü"ne eleştirmen Nurdan Gürbilek layık görüldü.

Almanya’nın silah ihracatı ikiye katlandı

Almanya’nın silah ihracatı ikiye katlandı

Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü SIPRI’nin verilerine göre, Almanya’nın silah ihracatı son beş yıl içinde ikiye katlandı. Almanya’nın en önemli müşterisi Türkiye. ABD, silah ihracatındaki liderliğini koruyor.

.

.

.

ch
XN
fgfgj
vcb
 xbbx
xxfvv
vgvbn

Askeri Cezaevlerinde Yaşananlar Aydınlatılmalıdır

Meclis bünyesinde kurulan ‘insan hakları’komisyonu, son dönemlerde yapmış oldugu açıklamalarına bakılırsa. kendilerini gerçekleri manipule etmekle yükümlü kılmışlar. En son Eskişehir Askeri cezaevini ziyaret eden komisyon, askeri cezaevlerini çok iyi gördüklerini, olumlu izlenimlerle ayrıldıklarını belirtmişler. Askeri cezaevlerini bilen ve orda yaşatılmak zorunda bırakılanların tüylerini diken diken eden bir açıklamaydı bu. Toplumda dahi kanıksanmış, kışlalarda askerlerin kabusu olarak anılan askeri cezaevlerini temize çıkarmak ancak böyle ucuz bir yaklaşımın ürünü olurdu. Komisyon güvenilirliğini yitirmiştir.

Gazetecilerin paralı ajanlık kavgası-Neşe Düzel

Hürriyet’le Sabah arasında kartel ilişkisi kuruldu. Ertuğrul, Zafer, Aydın Doğan, Dinç Bilgin, Yalçındağ, Sönmez Beyti’de akşam yemeğinde her şeyi konuşuyorlardı.

28 Şubat’ı ABD organize etti. Amerikan devleti adına en önemli ayak eski Ankara Büyükelçisi Abramowitz’ti. Sabah’a çok gelip gitti. Dinç Bey’le birkaç kez konuştu.

Kaynak: 
Taraf Gazetesi

Lilith Efsanesi

İnsanlığın öyküsü Adem ve Havva ile başlıyor, öyle mi? Eski bir yahudi efsanesine göre, bu öykü Adem'le Havaa'dan öncesine uzanıyor. Yani Adem'in ilk eşi Havva değil, Lilith adında bir kadındır. Ama, tarih boyuncagizlice aramızda dolaşıp, her kadın-erkek tartışmasında kendini gösterse de onu çok az tanıyoruz.

İstanbul Tabip Odası, Diş Hekimleri Odası, Eczacılar Odası, Veteriner Hekimleri Odası, SES İstanbul Şubeleri ve Dev Sağlık-İş'in katıldığı yürüyüş Tünel'de başladı. "Sağlıkta deprem ve artçı sarsıntılar sürüyor; Katkı katılım payı kaldırılsın, Kamu Hastane birlikleri tasarası geri çekilsin" pankartıyla yüründü. Sağlık emekçileriyle birlikte halkın da katılımının gözlemlendiği yürüyüşte "Sermayenin değil, halkın doktoru olacağız", "Katkı payı soygununa son", "Akp sağlığa zararlıdır" sloganları atıldı. Yürüyüşün önünde hasta bakım sistemindeki sorunlara dikkat çekmek amacıyla bir sedye taşındı.

Marx'ın neresindesiniz; sağında mı, solunda mı? Erol Göka

Hakikati yalnızca "dilsel" bir konumdan kavramaya çalışan ve sanki büyük bir keşifmiş gibi ardından "hakikat"in olmadığı çığlıkları atan postmodern zihniyete karşı "yeni bir Aydınlanma" gerektiğini bir süredir dillendiriyor, ama bunun yolunun ve yordamının nasıl olacağı konusunda tökezliyordum. Tökezlememin sorunlarından biri de kendi zihinsel organizasyonum içinde, bazı postmodernlerin ve postyapısalcıların önemli (ya da sevimli) bir yer tuttukları gerçeğiydi.

Kaynak: 
http://www.pusula.com/virgul/sayfalar/12/456.htm

video